Gülistan Doku dosyası, Türkiye’de kamuoyunun çok yakından bildiği, ancak işin ucu devletin koruması altındaki isimlere dayandığı için yıllardır bir arpa boyu yol alınamayan klasik bir “örtbas” vakasıdır. Bugün bu dosyanın yeniden açılması, adaletin tecelli etmesinden ziyade, yargıdaki sarsılan imajı kurtarma operasyonu gibi görünüyor.
Dosyanın Kronik Cezasızlık Döngüsü
- Devlet Görevlisi Kalkanı: Dosyanın yıllarca çözülmemesinin temel nedeni, baş şüphelinin bir kamu görevlisiyle olan yakın bağıdır. Türkiye’de sistem, mevcut yönetime sadık bürokratların yakınlarını korumak üzerine kurgulanmıştır.
- Profesyonel Karartma: Gülistan Doku davasına bakıldığında, delillerin gizlenmesi ve cinayetin kapatılması süreçlerinin profesyonelce yönetildiği net bir şekilde görülmektedir.
Akın Gürlek ve Seçici Adalet
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dosyayı raftan indirip operasyon başlatması, bir “adalet hamlesinden” çok, kendi bozulan imajını tamir etme çabasıdır.
- Bürokrat Harcama: Rejim, kamuoyunda hassasiyeti yüksek olan bu dosyada, artık gözden çıkardığı bir valiyi ve çevresini “kurban” ederek halkın öfkesini dindirmeyi seçmiştir.
- Dokunulamaz Dosyalar: Gürlek, bir valinin üzerine gidebilir; ancak Tolga Ağar’ın adının geçtiği Yeldana Karaman cinayetine, Şirin Ünal’ın evinde sonlanan Nadire Kadirova vakasına veya Nurettin Canikli ile ilişkilendirilen Rabia Naz Vatan dosyasının kapağını dahi açamaz.
Sonuç ve Risk Analizi
Gülistan Doku dosyası üzerinden yürütülen bu “kahramanlık” hikayesi, aslında sistemin kilit aktörlerini korumaya devam ederken, halkın gözünü boyamak için seçilmiş bir projedir. Katillerin özgürce gezmemesi olumlu bir gelişme olsa da, bu hamlenin ardındaki siyasi hesap ve imaj çalışması göz ardı edilmemelidir.
Karargah olarak bu davanın gerçek bir adalete mi yoksa bir imaj makyajına mı evrileceğini takip etmeye devam edeceğiz.

