Türkiye’nin enkaz altında can çekiştiği 6 Şubat depremlerinin ardından, koca bir ülke umutlarını ve milyarlarca lirasını tek bir isme bağlamıştı. “Ahbap” diyerek bağrımıza bastığımız, devletin en üst kademelerinden şiltler alan Haluk Levent (gerçek adıyla Haluk Acil), Emniyet ve MASAK raporlarına göre Cumhuriyet tarihinin en organize soygunlarından birinin merkezinde yer alıyor.
İyilik maskesi düştü; altından kumar, yasal bahis, sahte faturalar ve milyarlarca liralık devasa bir hesap sarmalı çıktı.
MASAK’ın Radarına Takılan Milyarlar
Bu kirli sistemin çöküşü 2024’ün sonlarında başladı. Halkbank ve Vakıfbank, bazı şahsi hesaplardaki astronomik ve tutarsız para hareketlerini fark edip durumu MASAK’a (Mali Suçları Araştırma Kurulu) ihbar etti. MASAK’ın 3 Ocak 2025’te tamamlayıp İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği rapor, “iyilik pelerininin” altında yatan korkunç suç ağını resmi kayıtlara geçirdi.
Ahbap’ın Yönetimindeki “Sabıkalılar” Ordusu
Haluk Levent’in en yakınında tuttuğu ve hesaplarında milyarları gezdirdiği isimlerin sicili, bir yardım derneğinden çok organize suç örgütünü andırıyor:
- Emrah Gödeliner (Mali İşler Müdürü): 2020-2024 yılları arasında, aylık 30-40 bin TL geliri olduğunu beyan etmesine rağmen hesabına 620 milyon TL girdi, 841 milyon TL çıktı. Bu şahsın resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma dahil tam 7 ayrı suç kaydı bulunuyor.
- Alper Çelik (Kurucu Üye): Hesabına 779 milyon TL girdi, 631 milyon TL çıktı. İşin en korkunç yanı, Alper Çelik’in hesaplarından tam 990 milyon TL’lik yasal bahis oynandığı ve bu paranın 390 milyon TL’sinin buharlaştığı tespit edildi. Çelik’in sicilinde ise hırsızlık ve dolandırıcılık dahil 5 suç kaydı mevcut.
- Zafer Yay (Organizasyon Sorumlusu): Hesaplarında dönen para trafiği tam 3 milyar TL. Uyuşturucu kullanmak, hırsızlık malı satın almak ve belgede sahtecilikten 10 suç kaydına sahip.
Kayıp 3 Milyar TL ve “Fason” Şile Bezi Vurgunu
Haluk Levent deprem sonrası 4 milyar 300 milyon TL yardım topladığını iddia etse de, iddialar toplanan paranın 7.5 milyar TL’ye ulaştığına ve arada kayıp bir 3 milyar TL’lik fark olduğuna işaret ediyor. Yurt dışından gelen milyonlarca dolar ve avronun ise ortada olmadığı söyleniyor.
Paranın izlerinden biri, 2026 Haziran’ında gerçekleştirilen Şile Belediyesi operasyonunda karşımıza çıktı. Şile Bezi festivali ihalesini, Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil aldı. Sanatçılara en fazla 200 bin TL ödenirken, kurulan fason şirketler üzerinden belediyeye 4.5 milyon TL fatura kesildi. Bu süreçte Ahbap bağışlarının toplandığı Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın hesabından, Berkant Acil’e tam 125 milyon TL aktarıldığı ve bu paranın dört ayrı paravan şirket üzerinden aklandığı ortaya çıktı.
“Kız Yurdu” Yalanıyla Başaran Holding’i Soydular
Daha da acımasız olanı, ölen kız çocukları üzerinden kurulan tezgâhtı. Haluk Levent, Hüseyin Başaran’a gidip “üniversite okuyan fakir kız çocuklarına yurtlar yapacağız” diyerek merhamet sömürüsü yaptı. Başaran, uçak kazasında kaybettiği kızı Mina’nın anısına, Kadıköy Mina Towers ve Başaran Plaza’daki yaklaşık 60 milyon dolar değerindeki 22 devasa gayrimenkulü derneğe bağışlamak için harekete geçti. Levent, “Yurtdışından fon alabilmemiz için bunları asistanım Yeliz Kaya’nın üstüne geçirmeliyiz” yalanıyla mülkleri Şubat 2026’da üzerine aldı.
Peki asıl plan neydi? Yeliz Kaya, kız yurdu yapılacak bu mülkleri 48 saat içinde, Haluk Levent’in kişisel borçlarına (yaklaşık 60-70 milyon dolar) karşılık Esin Önder Çağlayan isimli bir alacaklıya devretti.
Kadınlar Üzerinden Kurulan Şeytani Çark ve Sahte Kanser
Para koparmak için hiçbir sınır tanınmadı. Avukat Ece Güner’in ofisine çiçekle gidip 1.5 milyon dolar aldığı , İsviçre’de 2018’de evlendiği iddia edilen Nurdan Eriş’in Amerika’daki tüm şirketlerini sattırıp varlığını sıfırladığı , bir başka kadın mağdur Sevda Kurt’un 5 milyon dolarlık servetini evlilik ve çocuk vaadiyle elinden aldığı soruşturma kayıtlarına girdi.
İşi o kadar şeytani boyutlara taşıdı ki, asistanı Yeliz Kaya’ya WhatsApp üzerinden “Benim mide kanseri olduğumu sosyal medyada yaymaya başla, ağlayarak bir mesaj at ki para toplansın” talimatını bile verdi.
Kaçış Planı: Çorlu Cezaevi’nde Biten Yolculuk
Çemberin daraldığını, asistanı Yeliz Kaya’nın 26 Haziran’da tutuklanıp telefon şifrelerini polise vermesiyle anlayan Haluk Levent, panikledi. Kaçmak için aynı güne Almanya’nın iki farklı şehrine uçak bileti aldı. Havalimanında yurtdışı yasağına takılınca Ataşehir’deki evine döndü. Kurnazca bir hamleyle İçişleri Bakan Yardımcısına “Bana dedikodu ve siyasi baskı yapılıyor” diyerek sahte bir mağduriyet kılıfı örmeye çalıştı.
12 Temmuz günü siyah bir Vito ile kaçmaya çalışırken Bursa Mustafakemalpaşa’da polisin önünü kesmesiyle enselendi. Kendisi Çorlu cezaevine, ekibinin birçoğu ise İstanbul’daki cezaevlerine gönderildi. Üzerinden çıkan dört ayrı telefonda ise hesaplarını yönettiği ekibinin banka uygulamaları bulundu.
Devletin ve milletin emanet ettiği milyarlar, 15 Mayıs 2026’da Kıbrıs’ta rulet masalarına , fason organizasyon şirketlerine ve karanlık hesaplara kurban gitmişken , bu dosya Cumhuriyet Savcısının iddianamesiyle çok daha büyük bir hesaplaşmaya dönüşecek.

