Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugüne kadarki sessizliğini bozarak Özgür Özel’i açıkça bir hamle yapmaya itti. Yavaş, belediye başkanlarının katıldığı toplantıda “Bu böyle gitmez, toplu bir karar almalıyız” diyerek isyan bayrağını açtı.
- Soruşturma Kıskacı: Ekrem İmamoğlu’na uygulanan stratejinin bir benzeri şimdi Yavaş için devrede. Önce konser soruşturmaları, ardından yol ihaleleri ve usulsüzlük iddialarıyla Mansur Yavaş çepeçevre sarılıyor.
- B Planı Tehlikede: Özgür Özel’in, İmamoğlu’nun yasaklanması ihtimaline karşı cebinde tuttuğu “Mansur Yavaş B Planı” artık sadece bir adaylık meselesi değil, bir özgürlük meselesine dönüşmüş durumda.
- Sine-i Millet Tartışması: Parti içinde mitinglerin sonuç vermediği, daha radikal adımlar atılması gerektiği konuşuluyor; CHP milletvekillerinin tamamının istifa edeceği bir “sine-i millet” senaryosu masada.
Mafyanın MİT Şantajı: 15 Temmuz Silahları Nerede?
Türkiye tarihinin belki de en skandal mahkeme tutanakları Ayhan Bora Kaplan davasında kayda geçiyor. Bir mafya grubu, devletin en mahrem kurumu olan Milli İstihbarat Teşkilatı’nı (MİT) mahkeme salonundan tehdit ediyor.
- “Silahları MİT’ten Aldık”: Kaplan grubunun iki numaralı ismi Muhammed Kaplan, 15 Temmuz gecesi TRT önünde kullanılan Kalaşnikovların MİT’ten alındığını iddia ederek polislere şantaj yapıyor.
- Kirli Destan: 15 Temmuz gecesi Süleyman Soylu’nun arkasında boy gösteren o “çiroz çocuklar”, birkaç yıl içinde on milyonlarca dolarlık servete hükmeden mafya babalarına dönüştü.
- Soylu Dokunulmaz mı?: Mafyanın 15 Temmuz üzerinden rejimi tehdit edebildiği bir iklimde, Süleyman Soylu’nun neden hala dokunulmaz olduğu sorusu ağırlığını koruyor.
MHP’de Bir Devrin Sonu: İzzet Ulvi Yönter’in Düşüşü
Bir dönem yargıdan emniyete kadar her kapıyı açan, MHP’nin en güçlü ismi İzzet Ulvi Yönter için devran döndü.
- X Hesabını Kapattı, İngiltere’ye Gitti: Devlet Bahçeli’nin “akademisyen ol” talimatıyla siyasetten tasfiye edilen Yönter, can güvenliği korkusuyla İngiltere’ye sığındı ve sosyal medya hesabını kapatmak zorunda kaldı.
- Sinan Ateş’in Gölgesi: Yönter’in tasfiyesi, sadece parti içi bir rekabet değil; Sinan Ateş suikastı ve yargı üzerindeki rüşvet ağlarıyla biriken o ağır “bela”nın bir sonucu olarak yorumlanıyor.
Adalet Tiyatrosu: Gülistan Doku ve İmaj Tazeleme
Yıllardır tozlu raflarda bekletilen Gülistan Doku dosyası, bir anda Akın Gürlek’in ellerinde “aydınlatılan” bir kahramanlık hikayesine dönüştürülmek isteniyor.
- Devlet Görevlisi Kalkanı: Gülistan Doku dosyasında yıllardır neden sonuç alınamadığı belli; işin içinde devlet görevlileri ve onların yakınları olduğunda Türkiye’de dosyalar profesyonelce kapatılıyor.
- Gürlek’in İmaj Çalışması: Hakkındaki yolsuzluk ve hukuksuzluk iddialarıyla sıkışan Akın Gürlek, toplumsal hassasiyeti yüksek olan bu dosyayı kullanarak imajını tazelemeye çalışıyor.
- Seçici Adalet: Gürlek, bir valinin üzerine gidebiliyor ama Mehmet Ağar’ın oğlu Tolga Ağar’ın adının geçtiği Yeldana Kaharman veya Şirin Ünal’ın evinde ölen Nadire Kadirova dosyalarına dokunmaya yüreği yetmiyor.
Ankara’da “Görünmez Kurşunlar” artık sadece sokaklarda değil, dosya aralarında ve mahkeme salonlarında patlıyor. Liyakatin yerini sadakatin, adaletin yerini mafya-siyaset-yargı üçgeninin aldığı bu düzende; görünmez olan tek şey aslında hukukun ta kendisi.

