Türkiye, siyaset mühendisliğinin ve yargı sopasının en ilkel, en nobran haline şahitlik ediyor. Pazar günü 6 küçük beldede yapılan seçimler, iktidarın gelecekteki seçim stratejisinin küçük bir laboratuvar testiydi. Sandıktan çıkan sonuçlar, Cumhur İttifakı’nın beş bölgeyi, CHP’nin ise sadece bir yeri kazandığını gösteriyor. Cumhur İttifakı’nın kazandığı yerler arasında Tokat Yolüstü, Tokat Almus Bağtaşı, Gümüşhane Merkez Tekke ve Nevşehir Mustafapaşa bulunurken, CHP sadece Tokat Çevrecik’i alabildi. Ancak asıl skandal, sandıktan çıkan oylarda değil, o sandıklara “taşınan” seçmenlerde gizli.
Yüzde 580 Artan Seçmen ve Çalınan İrade
Rakamlar yalan söylemez ama yalanı yüzünüze çarpar. Tokat Almus Bağtaşı’nda sadece 181 olan seçmen sayısı, nasıl olduysa bir anda 1231’e fırladı! Tam yüzde 580’lik bir artış söz konusu. Tokat Çevrecik’te 466 olan seçmen sayısı 2182’ye fırlarken, Gümüşhane Merkez Tekke’de 1252 olan seçmen 2984’e çıktı. İktidar, kaybettiği oyları taşıma seçmen arsızlığıyla telafi ediyor. Saray yargısının CHP’ye “mutlak butlan” kılıcıyla kayyum ataması da bu genel dizaynın bir parçası.
Genel Merkezde Rehin Kalanlar ve “Seyyar İftiracılar”
Saray’ın yeni rejim planı çok net: Karşısında iktidar hedefi olmayan, formaliteden bir muhalefet yaratmak. Bu senaryoda Kemal Kılıçdaroğlu’na biçilen rol ise oldukça acı. Kılıçdaroğlu, Saray destekli baskınlarla oturduğu o koltukta sokağa bile çıkamıyor. Çünkü Işık Üniversitesi’nin araştırması, CHP tabanının Kılıçdaroğlu’na duyduğu öfkenin 7.5 seviyesine çıkarak, Erdoğan’a duyulan 7.6’lık öfke oranına neredeyse eşitlendiğini gösteriyor.
Öfkeden sokağa inemeyenler, Genel Merkez’i bir ödül dağıtım merkezine çevirmiş durumda. Kurultay davasında yalan tanıklık yapan “seyyar iftiracı” Tolgahan Erdoğan, asansör önünde arbede çıkaran 25 yaşındaki Uyanık oğlu bugün MYK koltuklarında ağırlanıyor, “baba ocağındayım” pozları veriyor. Lütfü Savaş ve Gamze Akkuş İlgezdi gibi isimler de bu yeni dönemin mimarları olarak genel merkezde başköşede oturuyor.
Yeni Parti Zarureti ve Kapıdaki Öcalan Pazarlığı
Kılıçdaroğlu cephesi, yargı zırhına sığınarak kurultay taleplerini sümen altı ederken, sokağın umut bağladığı ve anketlerde umut puanı 7.9 olan Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu kanadı için tünelin ucu “Yeni Parti” ihtimaline çıkıyor. Kurultay yollarının Saray yargısıyla kapatıldığı bu tabloda, Özgür Özel’in yakın çevresi yeni bir parti kurma olasılığını dışlamıyor. Bu adım artık bir seçenekten ziyade, Türkiye’nin boğulan demokrasisi için bir zaruret haline geliyor.
Tüm bu muhalefeti dizayn etme operasyonlarının arka planında ise kapalı kapılar ardında yeni bir “çözüm süreci” kurgulanıyor. Adalet ve İçişleri bakanlarının MHP Lideri Bahçeli’ye yasa taslağı sunduğu iddialarıyla başlayan süreçte, Öcalan’a “umut hakkı” verilmeden, cezaevinden siyaseti yönetebileceği ve herkesle görüşebileceği yeni bir “statü” verilmesi masada.
Saray elitleri, ülkeyi monarşik bir düzene sürükleyip kontrol edilebilir bir rejim hayali kurarken ; yaşlı teyzelerin siyasilerin adını anmaktan korktuğu , Rus şarkıcı Max Korzh konserinde on binlerce yabancının İstiklal ve Dolmabahçe’de sefasını sürüp bizim vatandaşımızın beş kişi yürüdüğünde biber gazı yediği bu düzene karşı en büyük yanıtı yine o taşıyamadıkları, zapt edemedikleri halkın öfkesi verecek.

